Afyonkarahisar’da Gezilecek Yerler

Afyonkarahisar Kalesi

226 metre yükseklikteki volkanik bir kaya kütlesi üzerinde yer alan Afyonkarahisar Kalesi, MÖ.1350 yılında Hitit İmparatoru II. Murşil zamanında, Arzava Seferi’nde müstahkem mevki olarak kullanılmış ve Hapanuva adını almıştır. Kale, Bizans ve Selçuklular zamanlarında da önemli çarpışmalara sahne olmuştur.

https://www.kulturportali.gov.tr/contents/images/11072014_b113c8c1-d8e9-4a7c-aa8b-59f5bf6ab5f2%20(1).JPG

Kalenin zirvesinde MÖ.1200-700 tarihleri arasında Anadolu’da yaşamış olan Frigler Dönemi‘ne ait kültür izlerine rastlanmakta olup, Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış birçok tapınma yeri ile 4 adet büyük sarnıç (su çukuru) bulunmaktadır. Surları, Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat zamanında kale dizdarı olan Mimar Bedrettin Gevhertaş tarafından 1235 yılında onarılmış, ayrıca kaleye küçük bir mescit ile yanına saray yaptırılmıştır. 1573’te Osmanlı Sultanı II. Selim’in emriyle Mahmut Bey tarafından burçları, sarnıçları ve kulesi tekrar onarılmıştır. 

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi Afyon” kitabından 18.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Abdülkadir Geylani Türbesi

Abdülkadir Geylani Türbesi nerede?

Abdülkadir Geylani Türbesi Afyonkarahisar Bolvadin İlçesi, Ağılönü Mahallesi’nde bulunmaktadır.

Abdülkadir Geylani’nin torunlarından olan Abdülkadir Geylani’ye ait bir türbe ve yanında cami bulunmaktadır. Türbe içinde ayrıca müritlere ait çok sayıda sandukalar bulunmaktadır.

Vesikalara göre Abdülkadir Geylani 17’nci asrın başlarında Bolvadin’e gelmiş, Şıhlar (Ağılönü) Mahallesi’nde bulunan Kadri Tarikatı’nın tekkesini kurmuştur. Bu tekke misafirhane, çilehane, mektep, medrese ile bir külliye haline getirilmiştir.

Kaynak: Anadolu’nun Kilidi Afyon kitabı

Ayazini Ören Yeri

Afyonkarahisar-Eskişehir karayolu 27’nci kilometreden sağa doğru 4,7 kilometre daha gidilerek ulaşılan Ayazini Köyü’nün, Frigler Dönemi’nden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans Dönemi’ne ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşime elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimarî olarak oyulmuş kilisesi gibi sanat şaheseri eserler bulunmaktadır. Ayrıca kaya kütlesinin oyularak yerleşime dönüştürüldüğü, içinde sarnıç bulunan Avdalaz Kalesi vardır. Beldede her yıl turizm şenlikleri düzenlenmektedir.

AYAZİNİ KAYA EVLERİ: İhsaniye İlçesi Ayazini beldesi’nin girişinde ve belde içinde yolun sol yanında bulunan tüf oluşumu kayalık alan, Erken Bizans Dönemi’nde yer yer oyularak yerleşim yerlerine dönüştürülmüştür. Kimi evler tek odalı, kimileri yan yana ve üst üste birbirine bitişik veya ayrı biçimde oyulmuşlardır. Bazılarına basamaklarla çıkılmakta, bazılarına ise içten tünel biçimi geçişlerle ulaşılmaktadır. Bazı odalarda oturmak için sekiler, eşya ve aydınlatma aracı koymak için çeşitli büyüklüklerde nişler bulunmaktadır. Avdalaz Vadisi’nin girişinin her iki yanındaki kaya evlerin sol yandaki büyük ve çok katlı olup, bu kaya yerleşiminde eğimli tünel çıkışla ulaşılan geniş orta bölümünde dairesel yapılmış duvarda, yan yana koltuk dizileri ile orta boşlukta ocak, depo gibi kullanılan büyük ve derin çukurluklar bulunur. Bu bölümün yanında hafif yükseltili küçük oda içinde, kayaya oyulmuş alaturka denilen tuvalet yapılmıştır. Tuvaletin deliği ise kaya dışına açılmıştır. Aynı tuvaletten yolun sağ yanındaki kaya yerleşiminde de vardır. Avdalaz Vadisi’nin üst ucunda kale olarak adlandırılan kaya kütlesi de iç içe ve üst üste oyularak günümüz apartmanları gibi, çok hacimli yerleşim yerine dönüştürülmüştür. Bu kayanın zemininde, derine oyulmuş sarnıç bulunmaktadır.

https://www.kulturportali.gov.tr/contents/images/17072014_f19bd0d2-d0d8-4970-ad33-3b92cdf5d9ed.jpg  ​

AYAZİNİ KAYA MEZARLARI: Ayazini Kasabası’nın Frigler dönemi’nden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait, aile ve tek kişilik kaya mezar odaları biçiminde olup, bazıları çift katlı olarak oyulmuşlardır. Ayazini Beldesi’nin mezarlığının da aynı yerde olması, mezar yeri seçimi bakımından insanların aynı yeri kullanması açısından önemli bir bilgi vermektedir. Mezar odalarının cephelerinde içinde Medusa başları bulunan üçgen alınlıklı sütunlu ön boşluklu, kapı ile girilen oda içinde kemerli tekne mezarlar vardır. Bazıları aslan kabartmalarıyla süslendiği gibi, birinde de mezar sahibi karı ve kocanın kabartmaları yapılmıştır.

https://www.kulturportali.gov.tr/contents/images/17072014_36b05a4b-4f5d-4d48-80f2-b0755b361d7c(1).JPG

AYAZİNİ KİLİSESİ: İhsaniye İlçesi, Ayazini Kasabası girişinde yol kenarında tüf sarp kayalık içinde, kayaya oyulmuş bir kilisedir. Kilise yapısının özelliği dış cephe olarak kaya yüzeyine oyulmuş apsisli ve kubbeli olmasıdır. Çevresine bitişik kaya odalarıyla birlikte 1000’li yıllarda yapılmış manastır yapısıdır.

https://www.kulturportali.gov.tr/contents/images/17072014_83e676eb-c58e-4613-9df4-5b621a9aa214.JPG

AVDALAS KALESİ: Tüf kayaya oyulmuş çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir kaya kütlesi olup, yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

https://www.kulturportali.gov.tr/contents/images/17072014_722a4aad-e8d1-4396-8bb0-44f018da9b14.JPG
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 22.03.2013 tarihinde kaydedilmiştir.

Taşhan

Afyonkarahisar merkez Umurbey Mahallesi, Yemeniciler Çarşısı’ndadır. Hoca Üveys Hanı olarak da anılan bina, XVII. yüzyılın ortalarında Kadı Abdullah Efendi tarafından kareye yakın planda ve iki katlı olarak yemenici esnafının da katkıları ile yaptırılmıştır. Han, moloz taştan kargir olarak yapılmıştır. Taşlar sıralı olup, aralarında tuğla dizileri kullanılmıştır. Tuğla yapının kemer kaburgalarında, tonozlu geçişte, ikinci kattaki kapı önü revağında ve saçaklarda kirpi biçimi çıkmalar vardır. Yapıda düzgün kesme taş kapının söve ve alınlıklarında, pencere ve söve taşlarında ve ikinci kat kemer ayaklarında kullanılmıştır. Ana girişi güney köşede olup, büyük kemerli ve çift kapılıdır. Tonozlu girişin her iki yanında camekanlı odacıklar vardır.

Yapının ortasında üstü açık avlu vardır. İçerde odalar avluya açılır. Birinci katın güney duvarındaki orta kemer sonradan üçgen alınlıklı çift kapı ile kapatılmıştır. Alınlıklar arasında yuvarlak pencere vardır. Kuzey duvarında ise değişik ölçülerde kapı ve pencereler vardır. Katlar arasına oluklu sundurma konmuştur. İkinci kata çıkış, batı yönündeki taş ve ahşap basamaklı merdivenlerle sağlanır. İkinci katta dört yönde revak vardır. İkinci kat odaları bu revaklara açılır. Revaklar, tuğla kaburgalı ve sivri kemerlidir. Üst katın oda pencereleri küçük ölçüde ve karedir. Güneydoğu yönünde küçük dükkanlar, güneybatı ve kuzeybatı da ise bitişik dükkanlar yapılmıştır. Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restorasyonu tamamlanan Taşhan, 2018 yılı Mart ayında kültür ve turizm hizmetine sunulmuştur.

Döğer Kervansarayı

İhsaniye İlçesi’ne bağlı Döğer Kasabası’ndadır. II.Murat tarafından yaptırılmış Osmanlı eseridir. İki katlı han bölümü ile develiği bulunan iki bölümden ve eyvan biçimi taç kapıdan oluşan mimarisi ile örnek bir yapıdır. İki katlı hanın, üst odaları yolcuların yatma; alt kat ise dinlenme yeridir. Odalardan ikisi kubbeli, diğeri kemerli tonoz örtülüdür. Ortadaki eyvanı, mescittir. Binanın dışı ve çatısı ile iki kubbe külahı, yerli tüf, kesme taş ile kaplıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1991-93 yıllarında restore çalışmaları yapılmıştır.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 11.03.2013 tarihinde kaydedilmiştir.

Çay Kervansarayı (Taşhan)

Selçuklu Dönemi taş külliyesine ait bir yapıdır. Avlulu ve kapalı kervansaray tiplerindendir. Avlusu tahrip olmuş, kışlık kapalı kısmı korunagelmiştir. Kare planlı, merkezde üzeri ışıklıklı dört fil ayağı ve çevresinde 12 ayak üzerinde tonoz örtülü, dıştan destek çıkıntılı kale görünümlü, taç kapılı kargir bir yapıdır. Ebul-Mücahhit Yusufhan tarafından III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, 1278 yılında Mimar Mehmet oğlu Oğul Bey’e yaptırılmıştır. Mimarın simgesi olan pars arması kapı üstüne işlenmiştir. Kare planı ile Anadolu Selçuklu Dönemi mimarisinin tek örneğidir.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 17.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Tarihi Afyon Evi

Afyonkarahisar’da tarihi dokuya sahip, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli ve dış cephe korumalı 400 civarında ev bulunmaktadır. Kentsel sit alanı içerisinde koruma altına alınan bu evler şehrin kale çevresindeki ilk yerleşim yerleridir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce gönderilen ödeneklerle ilin merkez kentsel sit alanı içerisinde ve ilçelerinde kalan ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylı Koruma Amaçlı İmar Planı doğrultusunda tescilli ve tescilsiz yapılarda Sokak Sağlıklaştırma Uygulaması ve Restorasyon çalışmaları kapsamında 2002 yılından beri toplam 253 adet konut ve işyerinin sokak ve caddeye bakan dış cepheleri ile çatıları onarılmıştır.

Kentsel Sit içerisinde 18 mahalle mevcuttur. Bu alanda 214 konut, 16 cami, 10 türbe, 14 çeşme, 3 hamam, 1 han, 1 bedesten, 1 kilise kalıntısı mevcuttur. Kentsel sit alanı içerisindeki konutların bir kısmı restore edilmiş olup, çevreden ve il dışından gelenler tarafından ziyaret edilmektedir. Genellikle Afyon Kalesi’ne çıkan turistler şehir merkezine doğru inerken Afyonkarahisar Tarihi Evleri’ni de ziyaret etmektedirler. Bu Alandaki bazı konaklar (Mihrioğlu Konağı, Şehitoğlu Konağı gibi) turizme açılmıştır ve gelen ziyaretçilerin dinlenebileceği, yöreye ait yemeklerin de tadılabileceği turistik tesisler haline getirilmiştir.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 18.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Zafer Anıtı

Büyük Taarruz anısına, 1932 yılında Avusturalyalı heykeltraş Heinrick Krippel tarafından yapımına başlanan anıt 25 Mart 1936 yılında açılışı yapılmıştır. Zafer Anıtı‘ndaki  (Utku Anıtı)heykel kayalık arazide, biri yatan diğeri ayakta iki erkek figürden oluşmaktadır. Bronz heykel gurubunun yüksekliği kaideden itibaren 5,15 metre anıt yüksekliği 7,95 metredir. Kaidesi Afyonkarahisar taşı olarak tanımlanan trakitten yapılmış olup, ağırlığı 3 tondur.

Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Büyük Taarruz Karargahı

Mustafa Kemal Paşa, 24 Ağustos 1922 Perşembe günü akşam saatlerinde Şuhut’a ulaşmıştır. Paşalar ve maiyetindekilerin kalacakları evler 23 Ağustos 1922 günü Şuhut’a gelen 1’nci Ordu Komutanı Nurettin Paşa ve Oynağanlızade Osman Ağa tarafından belirlenerek en iyi şekilde hazırlanmıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın kaldığı Yalı Mahallesi Eğri Sokak’la Çeşme Sokağı’nın birleştiği yerdeki Hacı Veli Konağı (Büyük Taarruz Karargahı) aynı zamanda geçici karargah olarak kullanılmıştır. Konakta Atatürk’le beraber Başyaver Salih Bozok, İkinci Yaver Muzaffer Kılıç, Refakat Subayı Yüzbaşı Mahmut Soydan, ve Emir Çavuşu Ali Metin kalmıştır.

Hacı Veli Konağı, 24-25 Ağustos 1922 günleri Başkumandanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Batı Cephesi Komutanlığı ve 1’nci Ordu Komutanlığı’nın müşterek karargah binası olarak kullanılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz’un son hazırlık çalışmalarını burada yapmış ve “Anadolu ile dış dünya arasındaki bütün haberleşmenin kesilmesi” emrini bu konakta vermiştir. 

24 Aralık 1999 tarihinde Kültür Bakanlığı adına Hazine tarafından kamulaştırılan Konak, 2003 yılında restorasyon çalışmaları ile ayağa kaldırılmış ve 2005 yılında “Atatürk Kültür ve Sanat Evi” olarak hizmete açılmıştır. Hacı Veli Konağı, sonradan “Şuhut Atatürk Evi” olarak, “Atatürk Evleri” kervanına katılmıştır. Büyük Taarruz Karargahı “Atatürk Evi” olarak da bilinmektedir.

Kaynak: Zafer Yolu Kurtuluş Savaşı’nda Şuhut, Tarık Özaşkın, Şuhut Kültür ve Dayanışma Derneği Yayını 

Zafer Kent Ormanı

Yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik alanda oluşturulan kent ormanı en iyi şekilde düzenlenerek halkımızın hizmetine sunulmuştur. Yapılan anketle halkımızın görüşleri doğrultusunda ‘Zafer Kent Ormanı’ ismi verilen ormanda; kır lokantası, kır kahvesi (kahvaltı evi) satış üniteleri, şelale, 100 kişilik amfi tiyatro, yel değirmeni, adrenalin tepesi, aletli spor alanı, bisiklet yolu, atla gezi yolu ve çocuk oyun parkı bulunan ormanda, gezinin yanı sıra dağcılık gibi çeşitli sporlar da yapılabilmektedir. Diğer kent ormanlarından ayrılacak şekilde farklı objelerle de süslenen Zafer Kent Ormanı’nda Yörük Çadırı ve suyun ışıklarla dans ettiği süs havuzu yer almaktadır. 

Doğayla iç içe büyüleyici manzarasıyla şehri ayağınıza getiren Zafer Kent Ormanı, dinlenmek ve eğlenmek isteyenleri bekliyor. 

Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Asar Kalesi (Kedrea)

Bayat ilçesinin 4 kilometre kadar batısında, Köroğlu Dağı eteklerinde doğal yükseltili bir kaya kütlesi olup, üzeri surla çevrelenmiştir. Sur içinde tonozlu sarnıç, dinsel ve idari yapılara ait temeller bulunmaktadır. Bizans Dönemi’nde “Kedrea” adlı önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Bugünkü Ankara-Afyon yolu olarak da kullanılan doğu-batı yolunu, Bizans Dönemi’nde koruyan, savunan bir güvenlik kentidir.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 18.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Hayran Veli Sultan Türbesi

İhsaniye İlçesi Kayıhan Kasabası’nda, Hayran Veli Camii’ne bitişik bir türbedir. Türbe içinde müritlere ait çok sayıda sanduka vardır. Horasan erlerinden bir halk tabibi olup, bir tür cilt hastalığını iyileştirdiği söylenmektedir.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 11.03.2013 tarihinde kaydedilmiştir.

Mısri Camii

Mısri Mahallesi’nde Hacı Eyüp Mısri Sokağı’ndadır. 1483’te Şakkancıoğlu Evliya Kasım Paşa yaptırmıştır. Kesme moloz taştandır. İki büyük kubbeyle örtülüdür. Doğu duvarı bitişiğinde bulunan minaresinin tabanı kesme taştan, gövdesi tuğladandır. Mukarnaslı mihrabında, mavi lacivert tonlarda yazı ve geometrik desenli çiniler vardır. Minberi mermerdendir.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 25.02.2013 tarihinde kaydedilmiştir.

Bininler Kaya Evleri

Şuhut İlçesi Senir Köyü’nün 4 kilometre batısında oldukça yüksek yayla özellikli bir alan olup, dere kenarında, üst düzlüklerinde ve kayalıklarda yerleşim kurulmuştur. Düzlük ören yeridir, sokakları belirgin olmakla birlikte yapılaşma temelleri görülmektedir. Yer yer 5-6 metre dik yüksekliklere ulaşan andezit türü kayalar tek, iki ve üç katlı evler biçiminde yan yana uzanmaktadır. Evlerin alt katları hayvan, üst katları ise insan barınma yerleri olarak yapılmıştır. Bazı kayaların mezar teknesi veya odası biçiminde yapıldığı anlaşılmaktadır. Tekne mezar kapakları üçgen çatılı lahit kapaklarını andırır. Bu nedenle buradaki yerleşimin Geç Roma Dönemi‘nden beri var olduğu anlaşılmaktadır.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 18.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Anıtkaya Şehitliği

Afyonkarahisar-Kütahya karayolu üzerinde, Anıtkaya Kasabası’ndaki bir höyük üzerinde üst terasta, Kurtuluş Savaşımız sırasında 28 Ağustos 1922 günü 13’üncü ve 20’nci Alaydan şehit olanların anısına 1924 yılında piramidal bir anıt dikilmiştir. 1972 yılında çevre düzenlemesi yapılmıştır.

Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Emre Tekkesi (Yunus Dergahı)

İhsaniye İlçesi’ne bağlı Döğer Kasabası’nda, Emre Gölü’nün güneydoğusundaki bir tepe üzerindedir. Kesme taş kaplamalı dikdörtgen prizmal bir yapıdır. XVIII.yüzyıl sonu Osmanlı eseridir. Tekkenin kapısı güney yönünde olup avluya açılır. Batı eteğinde bulunan temel kalıntılarının, XVII.-XVIII yüzyılda varlığı bilinen Emre Köyü’ne ait olduğu sanılmaktadır. Yapı içten tonoz, dıştan üçgen çatı biçiminde olup taş kaplamadır. İç duvarları sıvalı ve badanalıdır. Sıva üzerinde duvar süslemelerine ait izler görülür. Yapıda yer yer Bizans Dönemi‘ne ait devşirme taşlar bulunmaktadır.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 11.03.2013 tarihinde kaydedilmiştir.

Sandıklı Kalesi

Germiyan Sultanı I.Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Eski Tunç Çağı‘ndan beri yerleşim yeri olan höyük üzerine sur ile çevrilmiş küçük bir kale olup, şimdi yalnız 8-10 metrelik sur duvarı parçası kalmıştır.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 18.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Selimiye Kaya Mezarları

İscehisar İlçesine bağlı Selimiye (Sarıçayır) Köyü’nün çevresinde bulunan kayalıklarda, Bizans Dönemi’nde yapılan kayaya oyma, aile ve tek mezar odaları, mezar tekneleri vardır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır.

Kaynak: “Anadolu’nun Kilidi AFYON” kitabından 18.05.2016 tarihinde kaydedilmiştir.

Böcü İni Kaya Yerleşimleri

İhsaniye ilçesi, Kıyır köyü, Kaynarca mevkiinde Böcü ini olarak adlandırılan kayaya oyma yerleşim yeridir. Yerleşim güneye doğru yamaçlarda yer almaktadır. Laleli Tepesi’nin güneyi yamacındaki bu yerleşim tüf arazi içinde doğa harikası peribacaları ile Bizans Döneminden çok sayıda yan yana ve ayrı gruplar halinde kayaya oyma kilise ve yerleşim alanları bulunmaktadır. Kiliseler tonoz yapılıdır. Çevresindeki kaya odalarıyla birlikte 8.-10. yüzyıllar arasında yapılmış manastır yapısıdır. 

Kaynak: Afyonkarahisar  İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Yılantaş

Yılantaş, Friglere ait önemli mezar odalarından dir diğeridir. Aslantaş gibi Yılantaş’ın da soylu bir kişiye ait olduğu düşünülmektedir. Yılantaş günümüzde bir deprem veya başka bir doğal olay sonucu devrilmiş durumdadır ve yıkık bir kaya bloğu görünümündedir. Kaya bloğu üzerinde yer alan aslan kabartmasının baş ve ayak bölümleri görülmektedir. Bu mezar odasında da aslan kabartmasının yer almasına rağmen Yılantaş olarak adlandırılması ise ön yüzünde yer alan yılan kabartmalarıdır.  Mezar kapısının üzerinde birbirine sarılmış iki yılan kabartması ve yılanlara mızrakla saldıran bir savaşçı görülmektedir.

Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir