Antalya’da Gezilecek Yerler

Antalya'da Gezilecek Yerler

Antalya’da Gezilecek Yerler

1. KALEİÇİ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/antalya-kaleici-7.jpg

Kaleiçi Antalya’nın en minnoş yeri olarak biliniyor, kesinlikle görmenizi çok tavsiye edeceğim bir yerdir. Eski şehir sularının içindeki konaklar bugün Antalya’da sosyal hayatın merkezi haline geldi. İşten çıkanlar buraya bira içip kafa dağıtmaya, turistler yaşayan müthiş tarihi dokusunu görmeye, çocuklar ise içindeki minik plajında denize girmeye, gençler de gece sağlam grupların çıktığı barlarında partilemeye geliyorlar. Falezin üzerine kurulmuş, içinde kocaman parkları da olan bir özerk bir kasaba gibi bir hissiyat oluşturuyor insandai

Yazın gündüz buraya katiyetle gelmeyin, sıcaktan burnunuzdan gelir. Gün batımına doğru gelin, hem bir Kaleiçi klasiği bira & gün batımı yapar, hem Kaleiçi’ni gezer, akşam da canlı müzik dinlersiniz. Kaleiçi’nden size gezilecek yerlerden tutun da yeme içmeye, acayip nokta atışı önerilerimiz var

2. KURŞUNLU VE DÜDEN ŞELALELERİ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/duden-selalesi-antalya.jpg

Antalya’nın da 2 tane meşhur şelalesi var: Düden ve Kurşunlu. Öncelikle neye benzediğini iyi canlandırmanız için mutlaka videodan izlemenizi öneririm çünkü açıkçası fotoğraflar güzelliklerini adil bir şekilde yansıtmıyor.

Düden Şelalesi çok enteresan, böyle şehrin içinde, etrafı binalarla çevrili bir yerde, semtin ortasından çağlayan bir şelale düşünün. Markete, durağa giderken yanından geçtiğin cinsten şehrin içinde! Arabayı park ederken haritanın yanlış konum gösterdiğinden şüpheleniyor insan, o kadar beklenmedik bir yerde. İçinde gezilebilen bir de mağarası var. Daha da enteresanı ileride Düden falezlerden aşağı deniz dökülüyor. Denize dökülen Düden’i eğer Kaleiçi’nden tekne turuna çıkarsanız görüyorsunuz ama arabayla da yakınına gidilebiliyor. Konumiçin tıklayın

3. HİP-NOTİCS

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/hip-notics-antalya-manavgat.jpg

Manavgat’ın Burunucu Mevkii Çakış Köyü’nde bulunan Hip-Notics, wakeboardda olarak bilinen kablolu su kayağının yapılabildiği bir su parkıtır. Klasik su kayağının motorlu tekne veya başka bir araçla çekilerek yapılanı yerine bir makara sistemiyle kablolar aracılığıyla çekilerek yapılanı. Tabi klasik su kayağına göre daha güvenlidir, daha ekonomik, yeni başlayanlara ve akrobasiye merak saranlar için daha uygn. Elektrikle çalıştığından ve motor yağlarıyla suyu kirletmediğinden de çevre dostu bir sistem. Sadece wakeboard değil, su kayağı (çift kayak), kneenboard (diz boardu) ve flyboard seçenekleri, basketbol, voleybol ve diğer oyun alanları, yeme-içme alanı da var. Konum için tıklayın.

4. PERGE ANTİK KENTİ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/perge-antik-kenti.jpg

Kurşunlu Şelalesi’ne yolunuz düşerse, Perge Antik Kenti’nin  8 kilometre, 15 dakika mesafede bulunduğu da muhakkak aklınızda olsun . Pamphyli uygarlığının önemli şehirleri olan, Aksu Nehri’nin 4 kilometre yakınındaki geniş bir ovaya kurulmuş olan Perge Antik Kenti, antik dönemden başlayarak günümüze kalan en iyi şekilde korunmuş stadyumlardan birine ve Yunan-Roma tipi bir amfi tiyatroya, görkemli bir Hellenistik giriş kapısına sahiptir. Sırf bu özellikleri için bile UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ne girmeyi bile hak eden ve bunun için Türkiye’nin aday gösterdiği antik kentlerdendir. Bu bölgeden çıkmış çoğu heykel, Antalya Müzesi’nde görülebiliyor. Konum için tıklayın.

5. ANTALYA MÜZESİ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/antalya-muzesi.jpg

1922’de Öğretmen Süleyman Fikri Erten tarafından 1. Dünya savaşından sonra bölgeye gelen işgal güçlerinin yağmasından kurtarılan eserlerin korunmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. İlk olarak Kaleiçi’nde bulunan Alaaddin Cami’de, daha sonra Yivli Cami’de yer alan Müze 1972’de bugünkü binasına taşınmış. Müzede, Antalya’da yer alan üç antik kent olan Lykia, Pamphylia ve Pisidia’dan çıkma tüm tarihi eserleri görebiliyorsunuz. Özellikle Perge Antik Kenti’nden çıkarılan Roma Dönemi heykelleri, müze koleksiyonunun en değerli parçalarından. 1988 yılında “Avrupa Konseyi Yılın Müzesi” ödülüne layık görülen müze, eğer tarihe ve arkeolojiye meraklıysanız, mutlaka ziyaret edin diyeceğimiz yerlerden. WebsitesiZiyaret Saatleri: 08.30 – 19.30. Müzekart geçerli.Konum için tıklayın.

6. KÖPRÜLÜ KANYONU

Köprülü Kanyonu, içinden Isparta’dan doğan, Antalya’dan denize dökülen Köprüçay’ın geçtiği, yaz sezonunda rafting yapmaya elverişli olan, hiking, kamping, doğa yürüyüşü gibi aktiviteler için de ideal olan bir milli park. Gerçekten de içinde biri büyük diğeri küçük olmak üzere Roma Dönemi’nden kalma 2 tarihi köprü var. Konum için tıklayın.

7. RAFTING

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/koprulu-kanyon-rafting.jpg

Antalya’nın en büyük ve en güzel olayı, raftinge elverişli akarsularının bol olması. Özellikle de Köprülü Kanyonu ve içinden geçen Köprüçay, raftinge en elverişli noktasıdır. 8-10 kişilik botlarda, deneyimli rehberler eşliğinde, 14 kilometrelik parkur boyunca rafting yapıyorsunuz. Parkur yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Kask, kürek, can yeleğini firmalar temin ediyor. Burada rafting için en ideal aylar Temmuz, Ağustos ve Eylül. Zaten bölgede hizmet sağlayan birçok firma var. Bazı rafting turları sizi kaldığınız yerden alıp ulaşım, rafting, öğle yemeği dahil paket turlar sunuyor. Özellikle de rafting sonrası kanyonda alabalık keyfi kaçmaz.

8. TAZI KANYONU

Bu dev kanyon nasıl gözlerden saklanabilmiş bunca zaman anlamak mümkün değil. Aslında arabayla az önce anlattığımız Köprülü Kanyon’un bir 10-15 dakika yukarısında bulunuyor. Buraya gelirken hayatta böye bir yer çıkacağını tahmin bile etdemezsiniz, kesinlikle hiç görünmüyor. O yüzden yanlış yolda olduğunuzu düşünmeyin. Sonra arabayı park edip ormanın içindeki bir patikan 2 kilometre kadar yürümeniz gerekiyor. İlk bakışta patikayı hemen göremeyebilirsiniz. Yol biraz yokuşlu ama zorlu bir yürüyüş değil. Konumiçin tıklayın.

9. GEYİKBAYIRI’NDA TIRMANIŞ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/geyikbayiri-kaya-tirmanisi-antalya.jpg

Antalya’daki Geyikbayırı, açık ara ile tüm Türkiye’nin en ideal kaya tırmanışı noktasıdır. Toros Dağları’nın bir parçası olan Geyikbayırı’na tüm dünyadan gelen deneyimli tırmanışçılar geliyor ve burada antrenman yapıyorlar. Öyle ki bu nokta, Avrupa’da kış aylarında tırmanış için en iyi üç, dünyada ise 10 destinasyon arasında girmiş neredeyse. Bölgede, farklı zorluk seviyelerine göre değişen eğim ve yükseklikte parkurlar var. Kaya yapısı ağırlıklı olarak kireçtaşı. Yükseklikler 15 metreden 50 metreye kadar varabiliyor. Bu nedenle de başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar birçok seviyedeki tırmanışçıya uygun.

10. MANAVGAT ŞELALESİ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/manavgat-selalesi-antalya.jpg

Manavgat Nehri’nin sularının, 4-5 metre yükseklikten döküldüğü Manavgat Şelalesi Antalya’nın simgesi haline gelmiş bir yer olarak gözümüze çokça çarpıyor, ilkokul coğrafya derslerinden de hatırlayacağınız üzere, Türkiye’nin en ünlü şelalelerinden diye hep bize öğretildi. Her ne kadar döküldüğü yükseklik fazla olmasa da yarattığı görsellik gerçekten görülmeye değer. Şelalenin buz gibi bir suyu var anlatamam . Etrafında da klasik olarak bilimum kafeterya, restoran, çay bahçesi, piknik alanı, kamp alanı var. Nehirde rafting olanağı da var ama Antalya’daki en iyi rafting noktası yukarıda bahsettiğimiz Köprülü Kanyon..Konum için tıklayın.

11. TELEFERİK

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/tahtali-teleferik-antalya.jpg

Teleferik demek ağaç katliyamı demek bunu bir kenara yazmak lazım aslında çünkü teleferik yapımı için teleferiğin geçeceği güzargahtaki tüm ağaçların ve tesisin yapılacağı yerin törpülenmesi gerekiyor. Ama yine de Teleferikle Tahtalı Dağı’na çıkıp, Antalya’ya kuşbakışı bakmak da ayrı bir güzellik. Çıkıp çıkmamak ise size kalmış. Antalya’da 2 tane teleferik var. Biri Tünektepe diğeri Olimpos Teleferik. İkisi arasında seçecekseniz Olimpos ile Tahtalı’ya çıkın deriz. Teleferik için kişi başı ücret gidiş geliş: 75 TL, tek yön 50 TL. En güncel fiyatlar için tıklayın. Konum için tıklayın.

12. ASPENDOS

Antalya’nın Serik ilçesinin sınırlarında, Köprüçay Nehri’nin tepelerindeki bir düzlüğe MÖ 10. yüzyılda Akalar tarafından inşa edilip kurulmuş olan Aspendos Antik Kenti, Bütün Akdeniz coğrafyasının en iyi derece korunan Roma tiyatrosuna sahiptir. En parlak dönemlerini Roma Dönemi’nde yaşayan şehirdeki, 12.000 kişi kapasiteli bu görkemli antik tiyatro, MS 2. yüzyılda inşa edilmiş. Antik tiyatronun harika bir akustiği var. Ağustos ortasından Eylül ortasına, dolu bir konser & bale takvimi oluyor.

Konumiçin tıklayın.

13. LİKYA YOLU


Kate Clow öncülüğünde ortaya çıkarılan Likya Yolu, Fethiye’den başlayan ve Antalya’yı boydan boya geçen 535 kilometrelik devasa bir rota. Treking yapanların her zaman gitmek istediği bir yer ve antalyanın gidipte yürüyüş yapılan en önemli doğa güzelliği

14. PATARA ANTİK TİYATROSU

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/patara-antik-kenti-kas.jpg

Kaş’a yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta bulunan Patara Antik Kenti, Likya Birliği’nin başkentliğini yapmış güzel ve tarih kokan bir kenttir. Zamanında, birlik toplantıları da su an kalıntılarını görebileceğimiz meclis binasında düzenlenmekteymiş bu belde. Likya Birliği içerisinde üç oy hakkına sahip altı şehirden biri olan Patara her dönem önemli bir merkez olmuş.Konum için tıklayın.

15. TERMESSOS ANTİK KENTİ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/Termessos-antik-kenti-tiyatrosu.jpg

Güllük Dağı’nın tepesinde bir platoya kurulmuş olan Termessos, Pisidya bölgesinin antik kentlerinin en eski yapıtı olarak diyebilirz. Büyük İskender, M.Ö. 333’de burayı kuşatmayı başaramamış çünkü Termesoslular çok iyi bir savunma örneği göstermiş ve kendi bölgelerini korumuşlar. Kent, İskender’den sonra, Ptolemyler döneminde kuşatılabilmiş ama M.Ö. 71’den kalma, Roma Senatosu tarafından onaylanmış belgelere göre, Termessos’un kendi iç işlerinde Roma’dan bağımsız olduğu ve kendi kanunları olduğu görülüyor. Fakat şehrin Bizans ve Osmanlı dönemindeki durumuna dair elde hiçbir bilgi yok. Konum için tıklayın.

16. SANDLAND

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/sandland-antalya.jpg

Antalya’nın Lara Sahil’inde, sadece su ve kum kullanılarak yapılan bir birinden güzel sanat eseri olan devasa heykeller var desek hiç şaşırmayın çünkü gerçek bunlar. Dünyanın en büyük kum heykel etkinlikleri arasında yer alan Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali (Sandland) devasa boyutlarda yüzlerce kum heykelin sergilendiği bir açık hava müzesi. Hem kapladığı alan (10 bin metrekare) ve malzeme (10 bin ton nehir kumu) hem de katılan sanatçı ve üretilen eser bakımından dünyadaki sayılı etkinliklerinden. Elbette bu eserler sonsuza kadar kalıcı değiller, sergileme süreli bittiğinde kasten yıkılıyorlar. Ama verilen emek ise görülmeye değer diyebileceğimiz bir festival. Konum için tıklayın.

17. OLİMPOS & ÇIRALI

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/olimpos-kapak.jpg

Turistlerin değil gerçek keyifçilerin yeri olan Olimpos, Çıralı. Olimpos’ta caretta ceratta’ların yuvalamaya geldiği sahilden denize girmek ayrı bir güzellik, salaş işletmelerde veya ağaç evlerde konaklamak ile güzel bir anı yakalamak , Olimpos Dağı’nda tanrıların hiç sönmeyen ateşi eşliğinde zirvede şarap keyfi yapmak ise ayrı bir güzellik, tekne kiralayıp denize açılmak, antik kentten denize girmek anlatılmaz yaşanılır deneyimler arasında denilebilir. Ayrıca Çıralı’nın komşu koyu, ona arabayla 20-25 dakika mesafedeki Adrasan Koyu da mutlaka ama mutlaka gidilmesi gereken yerlerden. Sahil boyunca konaklayabileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz, oturup güzel vakit geçirebileceğiniz oteller ve cafeler var.  Konum için tıklayın.

18. KAŞ

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/kas-kaputas.jpg

Kaş, açık ara ile Antalya’nın en güzel yeridir. Resort oteller ile parsellenmemiş sahilleri, tatlı ve salaş kasaba hayatı ile güzel bir tatil olanağı sunuyor, bakir doğası, magazinleşmemiş mekanları ile eğitimli ve kibar insanlaryla bambaşka bir yer oluyor. Buranın en güzel zamanı ise , Nisan-Mayıs & Ekim-Kasım arası sezon dışı tarihlerdir. Çünkü burası küçük bir yer olduğundan, öyle fazla kalabalıkları kaldırmıyor. Tadına varabilmeniz için ise yüksek sezonları pas geçmenizi özellikle tavsiye ederiz. 

19. KALKAN

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/salonika-kalkan-antalya.jpg

Kalkan, Kaş’a bağlı ama ona yaklaşık 25 kilometre mesafede, Yunanlı denizciler tarafından 200 yıl önce kurulmuş ve Likya Uygarlığı’nın izlerini taşıyan bir belde.

20. KALEKÖY & DEMRE

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/kalekoy-kas.jpg
Bizce Demre, Antalya’nın küçük ama belki de en özellikli yeri desek yanlış söylemiş olmayız. Noel Baba Kilisesi’nin burada olmasının yanı sıra, Kekova’da, bir zamanların Likyasının Simena şehri olan ama 2. yüzyılda yaşanan depremlerle yerle bir olan Batık Şehir, onun tam karşısına düşen Kaleköy’de ise harika doğal ve tarihi zenginlikler, keyifli yeme-içme mekanları var. Temelde karadan ulaşımın olmadığı yerler ağırlıklı olduğundan, Kaş’tan ve Antalya merkezden kalkan tur tekneleri ile buraya gelebilir, dilerseniz Kaleköy’den kanoya atlayıp hemen karşısındaki batık şehrin hazinelerini kano ile keşfedebilirsiniz. Kaleköy’ün liman bölgesindeki kalıntıların içinde yürüyerek geçebilir ve böylesine köklü bir tarihin yattığı yerde yüzebilirsiniz. Kaleköy’ün tepe noktasında küçük bir amfitiyatro da var. işte orası denize karşı harika manzarasıyla ideal güneşi batırma noktası. Üşenmeyip, tabana kuvvet diyip kesinlikle yukarı çıkın pişman olmayacaksınız bizden söylemesi. Konum için tıklayın.

Belek, Kemer, Alanya…Bunlar Antalya’nın 3 silahşör resort otel turizmi yerleri. Özellikle Ruslar ve Almanlar tarafından yaz sezonunda sıklıkla tercih edilen yerler. Bizim tercih edeceğimiz noktalar oldukları söyelenemezler ama çocuklu ailelelerin, Kaş ve Olimpos gibi yerlere nazaran buralarda çok rahat edeceğiniz söyleyebiliriz.

21. KONYAALTI

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/konyaalti-plaji-antalya.jpg

Konyaaltı, Alanya, Kemer ve Side daha ortalıkta yokken bu belde, Antalya’nın en popüler beldesiydi ama şimdilerde pek de öne çıktığı söylenemez. Antalya merkezin bir zamanlar en ünlü plajlarından olan Mavi Bayraklı Lara Plajı ve Konyaaltı plajları yazın hala hınca hınç dolsa da insanlar artık denize girmek için Antalya’nın daha alternatif noktalarını tercih ediyor.

22. BELEK

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/belek-antalya.jpg

Antalya’nın Serik ilçesinin bir beldesi olan Belek, 1990’larda 5 yıldızlı her şey dahil resort otellerin mesken tuttuğu bir yer haline gelen, Antalya’nın daha çok yabancı turistlerin (Ruslar ve Almanlar başta olmak üzere) tercih ettiği yerlerin başında gelir diyebiliriz. Konum için tıklayın.

23. ALANYA

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/alanya-kalesi-antalya.jpg

Alanyanın popüler olmuş ilçesi ve resort otellerle dolmuş tatilci yerlerinden bir tanesi . Hatta burası artık başlı başına bir şehir haline bile geldi demek yanlış olmaz. Özellikle Almanyada gelen turistlerin favorisi olan ilçede konaklayacaksanız, merkez dışındaki resort otellerde kalıp akşamında Alanya Kalesi’nin olduğu merkezine inmek daha mantıklı olur. Nem oranı diğer bölgelere göre oldukça yüksek olduğundan yaz ortası aylarda aşırı bunaltıcı ve çekilmez bir yer de olabiliyor. Eğer resort otellerinde kalmayacaksanız, Kleopatra ve Damlataş diye yan yana iki güzel plajı da var. Yine de denizini pek sevdiğimiz söylenemez. Konum için tıklayın.

24. KEMER

https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/kemer-resort-otel-antalya.jpg

Kemer Antalya ilçesinin resort otel ve turizminin yoğun yaşandığı ilçelerinden biridir.. Eğer ki Bize sorarsanız, denizi de deniz değil. Hele ki Kaş ve Çıralı ile karşılaştırıldığında… İlla burada kalacaksanız da, bir tekne kiralayıp biraz daha güneye, Çıralı ve Kaş taraflarına inmek. Konumiçin tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir