İstanbul Kanlıca

İstanbul Kanlıca

İstanbul’un tarihi semtlerinden birisi olan ve Boğaziçi’nde Anadoluhisarı-Çubuklu arasında yer alan Kanlıca, sakinliği, yeşili, yalıları ve semtin adıyla özdeşleşen yoğurduyla ziyaretçilerine keyifli bir gün sunuyor.

İstanbul’un önemli semtlerinden Kanlıca’nın adının nereden geldiğiyle ilgili çeşitli rivayetler bulunuyor. Bunlardan bir tanesine göre “kağnı” yapan köylülerin olmasından dolayı, bu semte “Kağnıca”, 17. yüzyılda ve daha sonraki yıllarda ise “Kanlıcak” denildiği biliniyor. Başka bir rivayete göre eskiden bir köy olan Kanlıca’da yetişen otlarla beslenen hayvanların sütü ve bu sütten yapılan yoğurt “uçuk kan rengi” olduğundan buraya önceleri “Kanlı” denildiği, zaman içerisinde ise köyün “Kanlıca” adını aldığı biliniyor.  

Diğer bir rivayete göre ise bir sultan tarafından, İstanbul’un hangi semtinin havasının temiz olduğunun bulunması buyuruldu. Eski Orta Asya geleneğine göre direkler üzerine asılan etler nerede geç bozulursa oranın havası temiz sayılmasından dolayı Sultan’ın buyruğuna göre uygulandı ve en geç Kanlıca’da bozulmasından dolayı en temiz havanın burada olduğu kanısına varıldı. Bundan dolayı semte “Kanlıca” adının verildiği rivayetler arasında yer alıyor.

Kanlıca’ya Üsküdar’dan kalkan otobüslere ya da Şehit Hatları vapurlarına binip Kanlıca İskelesi’nde inerek ulaşabilirsiniz. Kanlıca İskelesi’nde indiğiniz zaman sizi ilk karşılayan, çınar ağaçlarının bulunduğu bir meydan olacak.

Meydanda Mimar Sinan’ın İstanbul’daki eserlerinden biri olan Gazi İskender Paşa Camii yer alıyor. 1559 yapımı ve enine dikdörtgen planlı camii, tuğla hatıllı yığma taş örgü sisteminde inşa edildi. Caminin cephelerinde, klasik Osmanlı üslubundaki düzene uygun olarak tasarlanmış iki katlı pencereler yer alıyor. Caminin hemen dışında ise ziyarete kapalı olan 1571 yapımı Gazi İskender Paşa Türbesi yer alıyor.

Meydanda aynı zamanda Kanlıca semtiyle özdeşleşen “Kanlıca Yoğurdu”nu deneyebileceğiniz mekânlar bulunuyor. Kanlıca yoğurdunun en önemli özellikleri; içinde hiçbir katkı maddesinin olmaması, hayvanların doğal ortamda beslenmesi ve manda sütünün kullanılması. Osmanlı döneminde Kanlıca yoğurdunun bıçakla kesilerek servis edildiği biliniyor. Kanlıca yoğurdunun bir diğer özelliği ise pudra şekeriyle birlikte tüketilmesi.

Kanlıca; ara sokakları, kafeleri ve yürüyüş yapıp bisiklet sürebileceğiniz sahili ile pek çok aktiviteyi bir arada yapma olanağı sunuyor. Kanlıca’nın ara sokaklarında yürüdüğünüzde küçük dükkânları ve ahşap eski binaları göreceksiniz. Bu noktadan yokuş çıkarak Mihrabat Korusu’na ulaşabilirsiniz.

Kanlıca tepesinde yer alan Mihrabat Korusu’nun adını Nevşehirli İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı sırasında 3. Ahmed için yaptırdığı, sonradan yıkılan Mihrabad Kasrı’ndan aldığı biliniyor. Kanlıca’nın hemen sırtında bulunan Mihrabat Korusu; sizi çam ağaçlarıyla dolu yürüyüş yolları, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Boğaziçi manzarasıyla karşılıyor.

İstanbul manzarasını fotoğraflayabileceğiniz Mihrabat Korusu’nda ayrıca yemek yiyip dinlenebileceğiniz restaurant ve çocukların eğlenceli vakit geçirebileceği oyun parkurları yer alıyor.

Mihrabat Korusu’nun araç yolundan inerek Kanlıca Sahili’ne dönebilirsiniz. Buradan isterseniz Hıdiv Kasrı’nın yer alığı Hıdiv Korusu’nu da ziyaret edebilir; Üsküdar ya da Beykoz yönüne devam edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir